LİSTELER
90’larda Çocuk Olmanın Getirdiği 7 Tatlı ‘Travma’
90’larda çocuk olmak; diz boyu çamura batmak, sokak lambası yanana kadar eve girmemek ve teknolojinin emekleme dönemine şahitlik etmek demekti. Şimdiki çocukların “Eziyet bu!” diyeceği ama bizim hatırladıkça yüzümüzde buruk bir tebessüm oluşturan o meşhur ‘travmalarımızı’ listeledik.

1. Ekmek Kuyruğunda Başlayan “Yolda Kemirme” Ayini
Bakkala ekmek almaya gönderilmek kutsal bir görevdi. Eve dönene kadar o taze ekmeğin ucunu (hatta yarısını) kemirmemek imkansızdı. Eve varıldığında anneden yenen o “Yine mi kemirdin bu ekmeği!” azarı, 90’lar çocuğunun ilk gastronomi sınavıydı.
2. Atari Kasetlerini Üfleyerek “Tamir Etme” Mühendisliği
Oyun donduğunda ya da açılmadığında hepimiz birer elektronik mühendisine dönüşürdük. Kasedi çıkar, içine var gücünle “Tüff!” diye üfle ve geri tak. Garip bir şekilde işe yarardı. O günlerden kalan bu alışkanlık, bugün hala bozuk kumandayı vurarak tamir etmeye çalışmamızın temelidir.
3. Süper Baba Müziği ile Gelen Nedensiz Hüzün
Pazar akşamları banyo yapılmış, ertesi gün okulun stresi sarmışken o müzik başlardı: Duru bir su gibi… Müziğin ilk notasıyla birlikte tüm Türkiye aynı anda hüzünlenirdi. O jenerik müziği, 90’lar kuşağı için “Hafta sonu bitti, yarın matematik sınavı var” demenin melodik yoluydu.
4. Sobanın Üzerinde Kuruyan Portakal Kabukları ve Islak Çoraplar
Kışın evin tek sıcak noktası olan sobanın etrafında toplanmak bir ritüeldi. Ama o üstünde kuruyan yün çorapların çıkardığı o kendine has koku… Bir yanda mis gibi portakal kabuğu kokusu, bir yanda buharı tüten çoraplar. Bu koku kombinasyonu bugün bile burnumuza gelse bizi ışık hızıyla 1996 yılına ışınlar.
5. “Seni Almaya Geliyoruz” Diyen Arkadaş Israrı
Kapı zili değil, pencere altından bağırma devriydi. “Ceeem! Annemler izin verdi, hadi aşağıya!” nidası, dünyanın en büyük baskısıydı. Eğer ödevin varsa veya o gün dışarı çıkasın yoksa, arkadaşının o ısrarcı sesi mahallede yankılanırken vicdan azabıyla koltukta büzülürdün.
6. Ansiklopedi Kuponu Biriktirme Sabrı
Gazetelerin verdiği o kuponlar asla bitmezdi. 29. kuponda gazete bayisinin “Kalmadı abi” demesi ya da bir günün kaçırılması demek, evin kütüphanesindeki o büyük boşluk demekti. Bilgiye ulaşmak için Google değil, 30 ciltlik “Meydan Larousse” devlerinden medet umardık.
7. Önlük Yakasının Boğazı Kesmesi ve Kolalı Yakalar
Pazartesi sabahları o bembeyaz, jilet gibi kolalanmış plastik yakalar… Boğazı keser, kaşındırır ama o yaka takılmadan okula gidilmezdi. Okul çıkışında ise o bembeyaz yaka, mahalle maçının tozunda griye dönmüş olurdu.
-
MÜZİK1 yıl agoInstagram Reels’te En Çok Kullanılan 20 Şarkı
-
POPÜLER GEYİKLER1 yıl agoKanada’ya Yerleşen İzmirli’nin Günlüğü
-
KÜLTÜR5 ay agoDoğru Bildiğimiz Ama Tamamen Yanlış Olan 15 Bilimsel Yanılgı
-
İLİŞKİ REHBERİ5 ay agoBir İlişkide ‘Red Flag’ Olan 12 İnce Detay
-
GİRİŞİMCİLİK5 ay ago
Girişimciliğin Kalbi İTÜ Girişimcilik Etkinliği Future Days ’26 ile Atıyor
-
DİZİ - FİLM4 ay ago
Beyin Yakan 10 Kült Film
-
DİZİ - FİLM5 ay ago
Hangi Popüler Dizi Karakteri Senin Gizli İkizin?
-
SEYAHAT4 ay ago
Tatilinizi Ucuza Getirecek En İyi Mil Kartları


You must be logged in to post a comment Login