Connect with us

KÜLTÜR

Antik Dünyanın Sosyal Medyası: İnternet Yokken De Sosyal Medya Vardı

Bugünlerde elimizden düşmeyen o akıllı telefonlar, sonsuz kaydırma (scrolling) döngüleri ve “beğeni” bildirimleri size çok modern, çok 21. yüzyıl işi mi geliyor? Tekrar düşünün. İnsanlık tarihi aslında tek bir büyük arzunun üzerine kurulu: “Ben buradayım, bunu yaptım ve herkesin bunu bilmesini istiyorum.”

Bugün Instagram’da paylaştığınız o şık akşam yemeği fotoğrafı ile 2000 yıl önce Pompei’nin duvarına kazınan “Burada en iyi şarabı içtim” yazısı arasında, niyet açısından hiçbir fark yok. Mark Zuckerberg veya Elon Musk henüz portakalda vitamin bile değilken, atalarımız kendi sosyal ağlarını çoktan kurmuştu; hem de ne elektrik ne de fiber optik kablo kullanmadan.

İşte “Antik Dünyanın Sosyal Medyası” dosyası: Karşınızda taş tabletlerden duvar yazılarına, tarihin ilk “like” ve “cancel” kültürü örnekleri.


1. Pompei Duvarları: Fiziksel Bir “Facebook Wall”

MS 79 yılında Vezüv Yanardağı patlayıp şehri küller altında dondurmadan önce, Pompei tam bir iletişim çılgınlığı yaşıyordu. Şehrin duvarları, bugünün Facebook “duvarı” (wall) teriminin tam karşılığıydı. Arkeologlar bu duvarlarda binlerce yazı (grafiti) buldular ve bunlar tam anlamıyla birer sosyal medya akışı gibiydi.

  • Check-in Yapmak: Bir duvarda şöyle yazar: “Hic habitat felicitas” (Burada mutluluk yaşar). Bir nevi konum bildirimi ve “Hayat bana güzel” paylaşımı.
  • Müşteri Yorumları: Tripadvisor daha icat edilmemişti ama şikayet kültürü zirvedeydi. Bir hancıya yazılan şu yazıya bakın: “Hancı, senin oyunun bizi mahvetti. Şarabın su, yemeğin ise berbattı!”
  • Aşk İlanları ve “İlişkisi Yok” Durumları: “Marcus, Spurinna’yı seviyor” yazısı, bugünün “İlişkisi var” güncellemesinden farksızdır. Hatta bazen daha ileri gidip eski sevgililerine duvarlardan laf sokanlar bile vardı.

Pompei duvarları, algoritmasız bir ana sayfaydı. Herkes her şeyi görebiliyor, altına kendi yorumunu (yazısını) ekleyebiliyordu.

2. Roma’nın “Twitter”ı: Acta Diurna

Roma İmparatorluğu o kadar büyüktü ki, olup biteni takip etmek için merkezi bir “feed” (akış) gerekiyordu. Jül Sezar bu ihtiyacı fark etti ve MÖ 59 yılında Acta Diurna‘yı (Günlük İşler) başlattı.

Advertisement

Bu, şehrin kalabalık yerlerine asılan taştan veya metalden dev bir panoydu. İçinde neler mi vardı?

  • Devlet kararları (Resmi hesap duyuruları).
  • Gladyatör maçlarının sonuçları (Maç skorları).
  • Magazin haberleri, doğumlar ve ölümler.

İnsanlar bu panoların başında toplanır, haberleri okur ve birbirleriyle tartışırlardı. Şehir dışındaki zengin Romalılar ise “kopyalayıcılar” tutar, bu haberleri papirüslere yazdırıp kendilerine göndertirlerdi. Yani bir nevi “Retweet” ve “DM” sistemi kağıt üzerinde işliyordu.

3. Antik Yunan’da “Cancel Culture”: Ostraka

Bugün birini sosyal medyada linç edip platformdan uzaklaştırmaya “cancel etmek” (iptal etmek) diyoruz. Antik Atina’da bunun çok daha havalı ve fiziksel bir versiyonu vardı: Ostrasizm.

Eğer bir politikacı veya halk figürü çok güçlenirse ya da sinir bozucu olmaya başlarsa, halk toplanır ve kırık çömlek parçalarının (ostraka) üzerine o kişinin adını yazardı. Eğer yeterli “dislike” sayısına ulaşılırsa (genellikle 6000 oy), o kişi 10 yıllığına şehirden sürgün edilirdi. Profilin kalıcı olarak askıya alınmasının Antik Yunan versiyonu tam olarak buydu. Üstelik itiraz hakkı da yoktu!

4. Kil Tabletlerdeki “Müşteri Hizmetleri”

Meşhur Mezopotamyalı Ea-nasir ismini duymuş olmalısınız. Kendisi tarihin bilinen ilk “viral” rezaletinin kahramanıdır. MÖ 1750 civarında yaşayan bu bakır tüccarı, müşterisine kalitesiz mal gönderince, müşteri Nanni öyle bir öfkelenmiş ki, şikayetini bir kil tablete kazımış.

Advertisement

Bu tablet bugün British Museum’da sergileniyor. Nanni’nin “Bana kalitesiz bakır gönderdin, uşağımı azarladın, seni her yerde rezil edeceğim!” tadındaki yazısı, 4000 yıl boyunca silinmeyen bir şikayet var (şikayetvar.com) kaydı gibidir. Ea-nasir o gün bu tableti “ignore” (görmezden gelme) etmiş olabilir ama dijital ayak izi -pardon, kil ayak izi- onu ölümsüz kıldı.

5. Heykeller ve Sikkeler: Antik Dünyanın Influencer’ları

Bugün influencer’lar fotoğraflarına nasıl filtre ekliyorlarsa, antik dünya liderleri de aynısını yapıyordu. Bir Roma imparatoru yaşlansa veya kel kalsa bile, imparatorluğun dört bir yanındaki heykelleri onu her zaman genç, gür saçlı ve kaslı gösterirdi.

Cepte taşınan madeni paralar ise o dönemin Instagram reklamlarıydı. İmparatorun yüzü her sikkenin üzerindeydi; böylece en ücra köydeki çoban bile kimin “takip edilmesi gerektiğini” biliyordu. Bu, imajın kitlelere ulaştırılma biçimiydi; yani profesyonel bir PR çalışması ve kişisel markalaşma süreciydi.

6. Mısır Hiyeroglifleri: Emojilerin Atası

Yazı yazmak zor geldiğinde emojilere sarılıyoruz ya; aslında 5000 yıl öncesine geri dönüyoruz. Mısır hiyeroglifleri, görsel bir iletişim diliydi. Bir kuş, bir göz, bir dalga… Karmaşık duyguları ve olayları sembollerle anlatmak, bugünün sarı gülen suratlarından çok daha estetik ve kalıcıydı. Belki de geleceğin arkeologları bizim WhatsApp konuşmalarımızı incelediğinde “21. yüzyıl insanları piktogramlarla anlaşıyordu” diyecekler.

Advertisement

Sonuç: Değişen Tek Şey Mecra

İnsanlık tarihi boyunca aslında hep aynı “story”yi paylaştık. Sadece eskiden bunu duvara kazımak üç gün sürüyordu, şimdi ekrana dokunmamız yarım saniye alıyor. Antik dünyadaki sosyal ağlar çok daha yavaştı ama çok daha kalıcıydı.

Pompei’deki o adam, şarabı sevdiğini duvara yazdığında, bunun 2000 yıl sonra “thegeyik” okuyucuları tarafından okunacağını hayal bile edemezdi. Bizim dijital gönderilerimiz bulut sunucularında kaybolup gidebilir ama taşın ve kilin hafızası bizi hala o günkü dedikodularla selamlıyor.

Bir dahaki sefere birine sinirlenip tweet atmadan önce düşünün: Belki de bir kil tablete kazımak daha etkileyici olurdu. Ne de olsa Ea-nasir hala aramızda!


Advertisement
KrediKarti.co İşbirliği
KrediKarti.co - Akıllı Kart Sihirbazı
Hızlı Kart Başvurusu

En Avantajlı
Kredi Kartını Bul

Harcama alışkanlıklarına uygun, aidatsız veya avantajlı kartı saniyeler içinde bul.

Kart Sihirbazı 🧙‍♂️

İhtiyacına en uygun kategoriyi seç.

Keep Scrolling

The Geyik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bunları da sevebilirsin