DİZİ - FİLM
Unutulmaz Filmlerle İlgili Daha Önce Duymadığınız 20 Gerçek
Her izlediğimiz filmde bir büyü var. Kimi zaman ağlarız, kimi zaman güleriz, bazen de “Bu sahne nasıl çekildi acaba?” diye düşünmeden edemeyiz. Filmler sadece birer eğlence aracı değil, aynı zamanda büyük emeklerin, tuhaf tesadüflerin ve ilginç kararların da sahnesidir. İşte bu yazıda, sinema tarihine damga vuran unutulmaz filmlerle ilgili “Yok artık!” dedirtecek, daha önce duymadığınız 20 gerçeği derledik.
Hazırsanız arkanıza yaslanın, film makarası dönmeye başlıyor… 🎥
1. Titanic’teki Gerçek Karalama
James Cameron, Titanic filminde Jack’in Rose’u çizdiği sahnede kalemi eline alıp bizzat kendisi çizimi yaptı. Yani ekranda gördüğünüz o detaylı eskiz aslında Leonardo DiCaprio’ya değil, yönetmenin kendisine ait.
Ayrıca sahnedeki o ikonik “Çiz beni, Jack…” repliği de doğaçlamaydı!
2. The Matrix Kodları Aslında Birer… Sushi Tarifi!
Evet, yanlış duymadınız. The Matrix filminde ekranı kaplayan yeşil kodlar, bir Japon yemek kitabından alınmış sushi tariflerinden oluşuyor. Filmdeki “dijital yağmur” aslında mutfaktan çıkma bir yağmurmuş.

3. The Shining’de Gerçek Korku
Stanley Kubrick’in korku klasiği The Shining’de Shelley Duvall’ın sahnedeki korkusu gerçekti. Kubrick, oyuncuya baskı uygulayıp onu psikolojik olarak zorladı. Hatta o ünlü beyzbol sopalı sahneyi 127 kez tekrar çektirdi.
Sonuç: gerçek korku, gerçek performans…
4. Yüzüklerin Efendisi’nde Ayak Fetişizmi mi?
Peter Jackson, Yüzüklerin Efendisi üçlemesinde Frodo ve arkadaşlarının çıplak ayakla dolaştığı sahneleri defalarca farklı açılardan çekti. O kadar ki, bazı fanlar yönetmenin bir ayak fetişi olduğunu iddia etti!
Gerçek mi bilinmez ama Elijah Wood’un ayak protezleri sete özel olarak günlük yenileniyordu.
5. Fight Club’da Her Sahneye Gizlenmiş Starbucks Bardağı
David Fincher’ın Fight Club filminde neredeyse her sahnede bir Starbucks bardağı bulunuyor. Yönetmen, tüketim kültürüne göndermede bulunmak için bunu bilinçli olarak yaptı. İzlerken bir daha dikkatli bakın, gözünüzden kaçanları fark edeceksiniz.
6. Forrest Gump’ta Koşmak İçin Dublör Kullanıldı
Forrest Gump’ın koştuğu sahnelerde, aslında Tom Hanks değil, onun kardeşi Jim Hanks vardı. Koşu sahnelerinin çoğunu Jim oynadı çünkü Tom Hanks sakatlanma riskine girmek istemedi.
Aile işi sonuçta…
7. The Dark Knight’ta Joker’in Patlattığı Hastane Sahnesi Gerçekti
Heath Ledger’ın Joker karakteriyle hastaneyi havaya uçurduğu sahne gerçek bir patlama sahnesiydi. Üstelik patlamada teknik bir aksaklık yaşanınca Ledger doğaçlama yaparak sahneyi kurtardı. Efsane doğaçlama, efsane oyunculuk.
8. Inception’daki Dönen Topacın Sonu Aslında Belli
Christopher Nolan’ın Inception finalinde dönen topaç duruyor mu, durmuyor mu diye yıllardır tartışıyoruz. Nolan bu konuda asla net bir açıklama yapmadı. Ancak kamera ekibinden biri, o sahnenin sonunda topacın biraz sallandığını ve düşmeye başladığını söylüyor.
Yani Cobb büyük ihtimalle gerçek dünyadaydı.
9. Harry Potter’da Hermonie’nin Dişleri Genişletilmişti
İlk filmde Emma Watson’ın dişleri kitapta anlatıldığı gibi biraz büyük görünmesi için özel protez kullanıldı. Ama oyunculuk bu şekilde çok zorlaşınca yönetmen, bu fikri birkaç sahne sonra terk etti.
10. Pulp Fiction’da Vincent’ın İğne Sahnesi Geriye Doğru Çekildi
Mia Wallace’ın göğsüne adrenalin iğnesi saplanan o ünlü sahne aslında tersine çekilip ileri oynatıldı. Böylece iğnenin cilde batması riski ortadan kaldırıldı ve daha güvenli bir çekim sağlandı.
11. Star Wars’ta Işın Kılıcı Sesi Elektrikli Ütüden
Efsanevi ışın kılıcı sesi, bir mikrofonun eski bir televizyonun yakınında dolaştırılması ve bir elektrikli ütünün sesiyle birleştirilerek oluşturuldu. Gerçekten bilim-kurgudan çok ev teknolojisi var bu işin içinde!
12. Jurassic Park’taki Dinozor Sesi Domuz, Fil ve Kaplan Karışımı
Filmdeki dinozor sesleri özel efekt değil. Bir ses mühendisinin hayvanat bahçesinden topladığı gerçek hayvan seslerinin karışımı. Örneğin Velociraptor’un sesi: domuz + bebek fil + hırlayan köpek!
13. The Godfather’da Kedinin Sahneye Girmesi Planlı Değildi
Don Corleone’nin kucağında gördüğümüz kedi aslında sette kendiliğinden ortaya çıkan bir kediydi. Marlon Brando’nun onu kucağına alması doğaçlamaydı. Kedi öylesine oradaydı ve kült sahne böylece doğdu.
14. Indiana Jones’un Kılıçlı Adam Sahnesi Aslında Çok Farklıydı
O meşhur sahnede Indiana Jones’un rakibine sadece silahla cevap vermesi aslında senaryo dışı. Harrison Ford, o gün hastaydı ve kılıç dövüşü yapamayacak kadar yorgundu. Yönetmen, Ford’un “Sıkıldım artık, vurup geçelim” esprisinden yola çıkarak sahneyi o şekilde çekti.
15. The Revenant’ta Leonardo’nun Yediği Karaciğer Gerçekti
Oscar’ı sonunda kazandığı The Revenant filminde, Leonardo DiCaprio’nun yediği bizon karaciğeri gerçekti. Leonardo vegan olmasına rağmen, rol uğruna bunu yaptı. Oyunculuğa adanmışlık dersi!

16. Avengers: Endgame’deki “I Am Iron Man” Repliği Son Anda Eklendi
Tony Stark’ın final sahnesindeki “I am Iron Man” repliği aslında çekimlerden sonra eklenmiş. Başta sessiz bir sahne düşünülmüş ama edit sırasında yeterince güçlü olmadığını fark etmişler. Doğaçlama bir öneriyle sahne efsaneleşti.
17. Back to the Future’da İlk Marty McFly Başka Bir Oyuncuydu
Film ilk başta Eric Stoltz ile çekildi. Hatta birkaç hafta boyunca çekimler onunla yapıldı. Ancak yapımcılar enerjiyi beğenmeyip onu değiştirerek Michael J. Fox ile devam etti. O sahneler hâlâ arşivlerde duruyor.
18. Alien’da Yaratığın Fırladığı Sahne Oyunculara Söylenmedi
O ikonik mide patlama sahnesinde oyunculara gerçekten ne olacağı söylenmedi. Bu yüzden yüzlerindeki korku tamamen gerçekti. Bazıları sahneden sonra seti terk etmek istedi!
19. Slumdog Millionaire’deki Telefon Jokeri Sahnesi Gerçek Hikayeden
Filmdeki “Telefon Jokeri” sahnesi aslında Hint versiyonundaki bir yarışmacının gerçek hikayesine dayanıyor. Adam gerçekten de bu yöntemle büyük ödülü kazanmış. Senaristler bu hikayeyi duyunca hemen filme uyarlamış.
20. Interstellar’daki Kara Delik Görseli NASA Tarafından Onaylandı
Christopher Nolan, filmdeki kara delik tasarımı için bilim insanı Kip Thorne’dan yardım aldı. Görsel, o kadar gerçekçiydi ki NASA, bu görseli bilimsel makalelerde referans olarak kullanmaya başladı.
Final Sahnesi: Filmler Sadece Film Değildir
Bazen bir film izleriz ve sadece eğlenip geçeriz. Ama işin arka planında, kamera arkasında olanlar da en az film kadar etkileyici. Yukarıdaki gerçekler, sevdiğimiz yapımların nasıl titiz bir çalışmayla ve bazen de tuhaf tesadüflerle şekillendiğini gösteriyor.
Eğer bu tür ilginç bilgileri seviyorsanız, yazıyı paylaşmayı ve arkadaşlarınıza göndermeyi unutmayın. Unutmayın: Gerçek hayat bazen filmlerden bile garip olabilir!
DİZİ - FİLM
IMDb Puanı 8’in Üzerinde Olan 6 Sıra Dışı Film
Biliyoruz, her yerde aynı film listelerini görmekten sıkıldınız. “En iyi filmler” denince akla hemen gelen o malum 5-10 filmi bir kenara bırakıyoruz. Bugün, sinema tarihinin en “ilginç”, en zihin bükücü ve izledikten sonra arkadaş ortamlarında saatlerce teoriler ürettirecek gizli cevherlerine odaklanıyoruz.

Üstelik hepsi seçici sinemaseverlerden tam not almış, IMDb puanı 8.0 ve üzeri olan garantili yapımlar! Hazırsanız patlamış mısırları hazırlayın, sinema dünyasının en tuhaf ve büyüleyici köşelerine dalıyoruz.
1. Karınızı Öldürmekle Suçlanırken Tünel Kazmak: Le Trou (Deliği Kazmak) – 1960
- IMDb Puanı: 8.5
- Tür: Dram / Suç / Gerilim
Hapishaneden kaçış filmlerini sevdiğinizi biliyoruz ama bu film bildiklerinizin hepsini unutturacak. Karısını öldürmeye teşebbüsten yargılanan Claude, transfer edildiği hücredeki diğer 4 mahkumun devasa bir kaçış planı yürüttüğünü öğrenir. Film, sinema tarihinin en detaylı, en gerçekçi tünel kazma sahnelerine sahip. İşin en ilginç yanı ne biliyor musunuz? Filmdeki mahkumların bir kısmı, gerçek hayatta bu kaçışı bizzat yaşamış eski mahkumlardan oluşuyor! Gerilimden tırnaklarınızı kemireceksiniz.
2. Ahlak mı, Yoksa Şoförün Çocuğu mu? : Tengoku to Jigoku (Cennet ve Cehennem) – 1963
- IMDb Puanı: 8.4
- Tür: Gizem / Suç / Dram
Efsane yönetmen Akira Kurosawa’dan tam bir ters köşe başyapıtı. Zengin bir ayakkabı şirketi yöneticisi olan Gondo, tüm varlığını riske atacağı hayatının en büyük iş anlaşmasını imzalamak üzeredir. Tam bu sırada bir telefon gelir: “Oğlunu kaçırdık, fidyeyi öde.” Gondo parayı gözden çıkarır ama küçük bir sürpriz vardır; kaçırılan çocuk kendi oğlu değil, şoförünün oğludur! Şimdi soru şu: Kendinizi batırmak pahasına başkasının çocuğunu kurtarır mıydınız? Sosyal sınıfları tokatlayan muazzam bir gerilim.
3. Aşkın En Takıntılı ve “Postacı” Hali: Krótki film o milosci (Aşk Üzerine Kısa Bir Film) – 1988
- IMDb Puanı: 8.2
- Tür: Dram / Romantik
Aşk filmi dediysek öyle vıcık vıcık romantizm beklemeyin. Karşımızda sinema tarihinin en tuhaf röntgencilik ve aşk hikayesi var. 19 yaşındaki postacı Tomek, karşı apartmanda yaşayan ve aşka inanmayan çekici Magda’yı teleskopla izlemektedir. Sadece izlemekle kalmaz; ona yakın olabilmek için sahte mektuplar yazar, postanede oyunlar oynar. Bir gün bu takıntılı aşkını Magda’ya itiraf ettiğinde olaylar iki taraf için de bambaşka bir psikolojik savaşa dönüşür. Krzysztof Kieślowski’nin insan ruhunu ameliyat masasına yatırdığı o meşhur eser.
4. Tek Bir Hücrede Başlayan İnanılmaz Hikaye: The Father (Baba) – 2020
- IMDb Puanı: 8.2
- Tür: Dram / Gizem
“Yaşlanmak ve hafızayı kaybetmek hiç bu kadar ürütücü anlatılmamıştı.” Anthony Hopkins’e Oscar getiren bu film, demans (bunama) hastalığını dışarıdan bir gözle değil, bizzat hastanın kafasının içinden anlatıyor. İzlerken kim doğru söylüyor, hangi oda gerçek, kim kimin kızıydı derken kendi akıl sağlığınızı sorgulamaya başlıyorsunuz. Sizi adeta labirentin içine bırakan, izledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacağınız çok ilginç bir sinematografi.
5. Sinema Tarihinin En Ağır ve En Hipnotik Başyapıtı: Sátántangó (Şeytanın Tangosu) – 1994
- IMDb Puanı: 8.5
- Tür: Dram
Listemizin en “meydan okuyucu” filmini sona sakladık. Bu filmin süresi tam 7 saatin üzerinde! Evet, yanlış duymadınız. Macaristan’ın çökmekte olan küçük bir köyünde, komünizm sonrası hayatın durma noktasına gelişini anlatıyor. Öldü sanılan karizmatik bir adamın köye geri dönüşüyle başlayan olaylar, sinema tarihinin en uzun ve en büyüleyici plan sekanslarıyla (kesintisiz çekim) işleniyor. Yönetmen Bela Tarr, filmin tek oturuşta izlenmesini tavsiye ediyor. “Ben gerçek bir sinema gurmesiyim ve sabrımın sınırlarını zorlamak istiyorum” diyorsanız, bu film tam sizlik bir deneyim!
6. Dünyanın En Akıllı Adamı Bir Odada Toplanırsa: The Man from Earth (Dünyalı) – 2007
- IMDb Puanı: 7.9 (Biliyorum, 8.0 sınırının milimetrik altında ama “ilginçlik” puanı 10 üzerinden 11 olduğu için bu hatamı telafi eder diye düşünüyorum!)
- Tür: Bilim Kurgu / Gizem / Dram
Neredeyse tek bir odada geçen, sıfır bütçeli ama milyarlık bütçeli filmlerden daha çok beyin yakan bir başyapıt. Saygın bir üniversite profesörü olan John Oldman, aniden istifa edip taşınmaya karar verir. Veda etmek için evine gelen profesör arkadaşları ondan mantıklı bir açıklama ister. John da en sonunda baklayı ağzından çıkarır: Kendisi tam 14.000 yıldır yaşayan bir Cro-Magnon insanıdır ve yaşlanmıyordur. Arkadaşları başta şaka sanır ama John’un her mantıklı soruya verdiği kusursuz tarihi ve bilimsel cevaplar, odadaki herkesi deliliğin eşiğine getirir.
DİZİ
Çağan Efe Ak’ın Oynadığı Daha 17 Dizisinin Oyuncuları ve Senaryosu
Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşan yeni dram dizisi “Daha 17”, güçlü hikayesi ve dikkat çeken oyuncu kadrosuyla yayın hayatına iddialı bir giriş yaptı. İşte diziye dair merak edilen tüm detaylar:

Dizinin Konusu ve Hikayesi
“Daha 17”, yetiştirme yurtlarında büyümüş, hayatın zorluklarına karşı gözü kara bir genç olan Aras’ın ekseninde dönüyor. Hikaye, Aras’ın beş yaşındayken kaybettiğini sandığı ailesinden geride kalan tek bağın, yani kardeşinin aslında hayatta olduğunu öğrenmesiyle başlıyor.
Kardeşini bulmak için rotasını Bodrum’a çeviren Aras, burada şehrin en nüfuzlu ailelerinden biri olan Akkayalar ile yollarının kesişmesiyle büyük bir mücadelenin içine giriyor. Akkayaların acımasız oğlu Teoman ile yaşadığı gerilim ve ailenin kızları Leyla ile filizlenen aşk, Aras’ın hayatındaki sınavlarını daha da zorlaştırıyor. Ancak Aras, sadece kardeşini bulmakla kalmayacak; geçmişin karanlık sırlarıyla yüzleştikçe, bildiği her şeyin aslında çok daha karmaşık bir yapbozun parçası olduğunu fark edecektir.
Oyuncu Kadrosu
Dizinin başrollerinde Nesrin Cavadzade, Çağan Efe Ak ve Armağan Oğuz gibi isimler öne çıkıyor. Kadroda yer alan oyuncuların bir kısmı ise şöyle:
- Çağan Efe Ak (Aras)
- Nesrin Cavadzade (Şebnem)
- Armağan Oğuz (Hakan)
- Ceren Ayruk (Leyla)
- Ata Yaşat (Teoman)
- Cemal Toktaş (Mustafa)
- Hakan Meriçliler (Remzi)
- Dilara Aksüyek, Helin Elveren, Deniz Ali Cankorur, Berra Ahsen Uslu, Batuhan Mora, Ahmetcan Özer, Ezgi Dalgıç, Efe Musa Yurdagelen, Çağdaş Onur Öztürk
Çekim Yeri ve Yapım Notları
Bodrum’un eşsiz atmosferinde çekimleri gerçekleştirilen “Daha 17”, yönetmen koltuğunda Emre Kabakuşak‘ı ağırlıyor. Dram ve gizem odaklı senaryosuyla dikkat çeken yapım hakkında en çok merak edilen sorulardan biri olan “Gerçek bir hikaye mi?” sorusuna yanıt ise net: Dizi, herhangi bir kitaptan veya yaşanmış gerçek bir olaydan uyarlama değil; tamamen özgün bir senaryoya dayanıyor.
DAHA 17 KARAKTERLER

ŞEBNEM (NESRİN CAVADZADE)
Güçlü, zarif ve kontrolcü bir kadın. Sosyal çevresinin merkezinde. Ailesini ve kurduğu düzeni korumak için her şeyi yapabilir.
ARAS (ÇAĞAN EFE AK)
17 yaşında. Cesur, dürüst ve adalet duygusu çok güçlü bir genç. Küçük yaşta ailesini kaybettiği için erken büyümüş, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmiştir. Zeki, lider ruhlu ve fedakârdır. Haksızlığa sessiz kalamaz.
HAKAN (ARMAĞAN OĞUZ)
Çok güçlü ve zengin bir iş insanı. Dışarıdan kusursuz görünse de geçmişinde karanlık sırlar taşıyor. Kontrolü elinde tutmayı seviyor.
LEYLA (CEREN AYRUK)
Zeki, çalışkan ve özgüvenli bir genç kız. Varlıklı bir ailede büyüse de şımarık değildir. Adalet duygusu güçlüdür. Sinemaya tutkuyla bağlıdır ve bir gün filmini çekmeyi hayâl etmektedir.
TEOMAN (ATA YAŞAT)
Zenginlik içinde büyümüş, şımartılmış ve kaybetmeye tahammülü olmayan biri. Güçlü görünse de içten içe onay arayan, empati duygusu zayıf bir gençtir. Tehlikeli ve manipülatif tarafı dikkat çeker.
NURAY (DİLARA AKSÜYEK)
Güzel ama mutsuz ve hırslı bir kadın. Hayatından memnun değil, sahip olamadıklarının öfkesini ailesinden çıkarıyor. Şebnem’e hayran.
SERHAT (ÇAĞDAŞ ONUR ÖZTÜRK)
Zaaflarını nezaketinin arkasında saklayan bir adam. Hakan Akkaya’nın imparatorluğunun gölgesinde kendi hırslarıyla mücadele ediyor. Gizli nefreti en büyük motivasyonu.
DENİZ (HELİN ELVEREN)
Özgürlüğüne düşkün, sert görünen ama derin duygular taşıyan bir genç kız. Sınıf farklarının farkında ve buna öfkeli. Çizgi roman çizmeye büyük tutkusu vardır.
BARIŞ (DENİZ ALİ CANKORUR)
Neşeli, iyi kalpli ve zeki bir genç. Babasının yokluğunu hissetse de sevgisini kaybetmemiştir. Teknoloji ve bilgisayar konusunda çok yeteneklidir.
ÖZLEM (MELİS BABADAĞ)
Güçlü, emekçi ve fedakâr bir anne. Oğlu Barış için her şeyi göze alır. Gururlu ve kendi ayakları üzerinde duran bir kadın.
SILA (EZGİ DALGIÇ)
Popüler, bakımlı ve hırslı bir genç kız. Güçlü görünmeyi sever, statüye önem verir. Moda dünyasında parlamak ve dikkat çekmek en büyük hayali.
EZGİ (BERRA AHSEN USLU)
Enerjik, sempatik ve sosyal bir genç kız. Dans etmeyi ve içerik üretmeyi seviyor. Sanal medyada aktif ve geleceğini bu alanda görüyor.
KUTAY (BATUHAN MORA)
Teoman’ın en yakın arkadaşı. Onun etkisinde kalan, aidiyet ihtiyacı yüksek bir genç. İçten içe Leyla’ya âşık.
EVREN (EFE MUSA YURDAGELEN)
Teoman grubunun en yumuşak karakteri. Baskın biri değil, çoğunlukla arkadaşlarının peşinden gidiyor. Aslında iyi kalpli ve vicdanlı.
İLHAN (BÜLENT SEYRAN)
Sessiz, iyi niyetli ve ailesine bağlı bir baba. Karısını hâlâ seviyor ama yıpranmış bir evliliğin içinde sıkışmış durumda.
MUSTAFA (CEMAL TOKTAŞ)
Sert mizaca sahip bir komiser. Oğluna karşı mesafeli bir baba. Güçlü insanlarla iyi geçinmeye önem veriyor.
REMZİ (HAKAN MERİÇLİLER)
Okul müdürü. Güçlü insanlarla iyi ilişkiler kurmayı bilen, düzenini korumayı seven biri.
Daha 17 İkinci Bölüm Fragman
DİZİ - FİLM
Mayıs Ayının Sonunda Vizyona Girecek Filmler
22 Mayıs Cuma günü vizyonun yeni yapımlarından Star Wars: Mandalorian ve Grogu (Star Wars: The Mandalorian and Grogu), Oflu Hoca 6: Define, Süper 1 Takım, Kehribar ile Boncuk: Kayıp Robot, Yolcu (Passenger), Külkedisi: Üç Dilek (Three Wishes for Cinderella), Manyak, Christopherlar (The Christophers) ve Nirvanna the Band the Show the Movie ile 29 Mayıs Cuma günü vizyona girecek Backrooms filmleri sinemaseverlerin beğenisine sunuluyor.

Pek çok filmi dünyayla birlikte aynı anda vizyona getiren Paribu Cineverse, bu hafta da birbirinden farklı türde yerli ve yabancı filmleri vizyona getiriyor. Aksiyondan animasyona, korkudan bilimkurguya ve komediye kadar önemli yapımların gösterim yapacağı vizyon programı, sinemaseverlere farklı dünyaların kapılarını aralayacak.
22 Mayıs Cuma günü vizyona girecek yeni yapımlardan Star Wars: Mandalorian ve Grogu (Star Wars: The Mandalorian and Grogu), Oflu Hoca 6: Define, Süper 1 Takım, Kehribar ile Boncuk: Kayıp Robot, Yolcu (Passenger), Külkedisi: Üç Dilek (Three Wishes for Cinderella), Manyak, Christopherlar (The Christophers) ve Nirvanna the Band the Show the Movie ile 29 Mayıs Cuma günü vizyona girecek Backrooms filmlerinin içerisinde bulunduğu vizyon programı Paribu Cineverse’ün mobil uygulaması ve internet sitesi üzerinden takip edilebiliyor.
Vizyonun öne çıkanları
- Jon Favreau’nun yönettiği Star Wars: Mandalorian ve Grogu, Star Wars evrenini tekrar sinema perdesine taşıyor. İmparatorluk’un yıkılmasının ardından galakside düzeni sağlamaya çalışan Yeni Cumhuriyet, hâlâ tehdit oluşturan savaş lordlarıyla mücadele ederken Mandalorlu ödül avcısı Din Djarin ve genç çırağı Grogu’nun yardımına başvurur. Baba–oğul benzeri bağları giderek güçlenen ikili, galaksinin kaderini etkileyebilecek tehlikeli bir görevin ortasında bulur kendini.
- Özgür Bakar’ın yönettiği Oflu Hoca 6: Define, serinin alışıldık absürt mizahını bu kez bir define macerasıyla buluşturuyor. Kapanmak üzere olan bir öğrenci yurdunu kurtarmaya çalışan Oflu Hoca, İdris’in eline geçen Pontus hazinesine ait haritayla kendini beklenmedik bir serüvenin içinde bulur.
- Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek Süper 1 Takım, hayal gücüyle gerçeğin iç içe geçtiği eğlenceli bir süper kahraman hikâyesi sunuyor. Varol Abi’nin icat ettiği çizgi film makinesiyle canlanan dünyada Birol, köyde geçireceğini sandığı sıradan yaz tatilinin aslında gizli kahramanlarla dolu bir maceraya dönüştüğünü keşfeder.
- Orhan Bal imzalı Kehribar ile Boncuk: Kayıp Robot, Ormanya’da geçen duygusal ve eğlenceli bir animasyon macerası anlatıyor. Bilim insanı Palaz Efendi’nin yaptığı robot Ruzi’nin tanıtım sırasında kaybolması, Kehribar ve Boncuk’u heyecanlı bir arayışa sürükler. Film, teknoloji ile dostluk arasındaki ilişkiyi sıcak bir dille ele alırken küçük izleyicilere sorumluluk ve empati mesajları veriyor.
- André Øvredal’in yönettiği korku filmi Yolcu (Passanger), ıssız bir yolda tanık olunan kazanın ardından başlayan doğaüstü bir kâbusu konu alıyor. Karavanlarıyla seyahat eden bir çift, “Yolcu” adı verilen görünmez ve durdurulamaz bir varlığın peşlerine düştüğünü fark eder. Yolculuk ilerledikçe kaçış yolları kapanır ve hayatta kalma mücadelesi giderek daha klostrofobik bir hâl alır.
- Klasik masalı farklı bir yorumla ele alan Külkedisi: Üç Dilek (Three Wishes for Cinderella), , genç Külkedisi’nin kaderini kendi seçimleriyle şekillendirdiği bir hikâye sunuyor. Üç dilek hakkı kazanan Külkedisi, yalnızca bir prensin kalbini değil, kendi özgürlüğünü de kazanmanın yollarını arar.
- Martín Mauregui’nin yönettiği Manyak, yaşlı bir kadının çevresiyle kurduğu rahatsız edici ilişkiler üzerinden ilerleyen karanlık bir psikolojik gerilim sunuyor. Gündelik hayatta küçük huzursuzluklarla başlayan olaylar, geçmiş sırların açığa çıkmasıyla giderek daha tekinsiz bir hâl alır.
- Steven Soderbergh imzalı Christopherlar (The Christophers), yıllar sonra yeniden bir araya gelen bir ailenin bastırılmış duygularını ve sırlarını merkezine alıyor. Aile buluşması, geçmişte saklanan gerçeklerin gün yüzüne çıkmasıyla hızla bir hesaplaşmaya dönüşür. Ian McKellen ve Michaela Coel’in performansları, filmin duygusal gerilimini güçlendiriyor.
- Matt Johnson’ın yönettiği Nirvanna the Band the Show the Movie, absürt mizahı ve zaman yolculuğunu bir araya getiren enerjik bir anlatı sunuyor. Büyük çıkış hayali kuran Matt ve Jay, yanlış giden bir plan sonucu kendilerini 2008 yılında bulur. Gerçek ile kurgu arasında gidip gelen film, başarısızlık korkusu, dostluk ve hayaller üzerine eğlenceli ama kaotik bir yolculuk vadediyor.
- 29 Mayıs Cuma günü vizyona girecek bilim kurgu filmi Backrooms, gerçekliğin kırıldığı bir anda kendilerini tekinsiz bir labirentin içinde bulan karakterlerin hikayesini konu ediniyor. YouTube’daki kısa filmiyle dikkat çeken Kane Parsons yönetmenliğinde vizyona girecek filmde; mantık kurallarının işlemediği, yön duygusunun hızla kaybolduğu labirentte kaçış yolları arayan karakterlerler bu garip yapının sırrını çözmeye çalışırken tehlikeden kurtulmaya çalışır.
- * Basın bülteninden alınmıştır.
-
MÜZİK1 yıl ago
Instagram Reels’te En Çok Kullanılan 20 Şarkı
-
POPÜLER GEYİKLER1 yıl agoKanada’ya Yerleşen İzmirli’nin Günlüğü
-
KÜLTÜR4 ay ago
Doğru Bildiğimiz Ama Tamamen Yanlış Olan 15 Bilimsel Yanılgı
-
İLİŞKİ REHBERİ4 ay ago
Bir İlişkide ‘Red Flag’ Olan 12 İnce Detay
-
GİRİŞİMCİLİK4 ay ago
Girişimciliğin Kalbi İTÜ Girişimcilik Etkinliği Future Days ’26 ile Atıyor
-
DİZİ - FİLM4 ay ago
Beyin Yakan 10 Kült Film
-
DİZİ - FİLM4 ay ago
Hangi Popüler Dizi Karakteri Senin Gizli İkizin?
-
SEYAHAT4 ay ago
Tatilinizi Ucuza Getirecek En İyi Mil Kartları
