Connect with us

KOMİK

Birini Sinir Etmenin 13 Yolu 

Published

on

Hepimizin hayatında en az bir kere, içten içe “Şimdi bunun sinirini bozsam da rahatlasam” dediği bir an olmuştur. Elbette nezaket kurallarına uyarız ama bu demek değil ki sinir bozucu davranışları tanımayacağız! Hem bazen de biraz muzırlık iyidir, değil mi?

Bu yazıda tamamen eğlence amaçlı olarak birini sinir etmenin en yaratıcı ve absürt 13 yolunu anlatacağız. Lütfen denemeyin, sadece gülün!

1. Cümlelerinizi Yarım Bırakın…

…çünkü insanlar tamamlanmamış şeylere tahammül edemez. Cümle kurarken sonunu getirmeyin. Özellikle ciddi bir konuşmanın ortasında bir anda “Neyse ya boşver…” deyip uzaklaşmak, karşıdakini bir hafta uykusuz bırakabilir.


2. Bir Mesajı Sadece Görüp Cevap Yazmayın

“Görüldü” kadar sinir bozucu bir şey yok. Özellikle de kişi size 3 paragraflık bir mesaj attıysa. Cevap vermemek değil, o gri tıkların mavi olması yeterli. Bazen sessizlik, kelimelerden daha güçlüdür 😈


3. Yanındayken Sürekli Telefonla Oynayın

Biri size bir şey anlatırken kafanızı telefondan kaldırmayın. Arada “hı hı”, “cidden mi ya?” deyin ama göz temasına asla girmeyin. Karşı tarafın egosu yerle yeksan olsun!


4. Sürekli Kendi Hikâyenizi Anlatın

Karşıdaki kişi dert anlatıyor mu? Hemen sözü kendinize çevirin:
“Bana da aynısı olmuştu ama benimki daha kötüydü…”
İlgisizlik konusunda uzmanlık diploması buradan çıkar!


5. Sesli Yemek Yiyin

Çıt çıt çiğneyin, dudak şapırdatın, bir de ağzınız açık kalsın. Hele bir de yanında cips varsa, tam bir sinir testi olur. ASMR’nin karanlık tarafı diyebiliriz buna.


6. Sürekli Bildirim Sesi Açık Dursun

Toplantıda, sinemada, ya da sessiz bir ortamda o “tık tık” bildirim sesiyle insanları yavaş yavaş delirtebilirsiniz. Telefonunuzu sessize almak? Aman kim uğraşacak şimdi…


7. Dizi veya Filmi Spoilerlayın

Spoiler vermek, modern dünyanın en etkili psikolojik işkencelerinden biri. “Aa, o filmde zaten başroldeki ölüyor ya!” gibi masum görünen bir cümleyle insanların gözlerinde beliren öfkeyi görmelisiniz.


8. Sürekli Düzeltin

İmlası yanlış bir kelime mi söyledi? Anında düzeltin. Tarih mi karıştırdı? Hemen bildiğinizi gösterin. Hataları yüzlerine yüzlerine vurmak, pasif agresiflikte level atlatır.


9. Instagram’da Sadece Stalklayın, Beğeni Yok!

Karşı tarafın tüm hikâyelerine bak, gönderileri detaylıca incele ama hiçbirine beğeni atma. Sadece orada olduğunu hissettir. Bu görünmezlik, garip bir huzursuzluk yaratır.


10. Israrla Kişisel Alanı İhlal Et

Bir insanın kişisel alanı kutsaldır. Yaklaşın, konuşurken burnunun dibine girin. Gerekiyorsa omzuna dokunun, eşyalarıyla oynayın. İçinde fırtınalar kopmasına sebep olabilirsiniz.


11. Her Cümleyi “Ben demiştim” ile Bitirin

İnsanlar hata yaptığında anlayış bekler. Ama siz anlayış yerine “Ben sana demedim mi zaten?” deyin. Kibirli olmak, sinirlendirmenin klasik ama etkili yollarından biridir.


12. Ortamda Sürekli Aynı Şakayı Yapın

Bir kere gülünmüş bir şakayı sonsuza kadar tekrar edin. 43. seferde kimse gülmese de siz devam edin. Çünkü siz komiksiniz. En azından kendiniz öyle düşünüyorsunuz.


13. Sürekli “Şaka Yaptım” Diye Laf Çekin

Birini aşağılayın, küçümseyin, sonra da “Aaa şaka yaptım, niye ciddiye alıyorsun?” deyin. Bu davranış, sinir sistemine reset atmak gibi bir etki yaratabilir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KOMİK

Haftanın En Çok Güldüren 20 Tweeti

Published

on

Haftanın Twitter (X) gündemi yine her telden çalan, absürt ve bir o kadar da “bizden” olaylarla doluydu. thegeyik.com okuyucularının bayılacağı, etkileşimi bol o listeyi senin için hazırladım.

İşte bu hafta timeline’ı sallayan, okurken “Aynı ben!” dedirten o 20 tweetlik seçki:


Gündem ve Yaşamın Absürtlüğü

  1. “Maaşım yattıktan tam 14 dakika sonra banka uygulamasına girince karşılaştığım o ‘Yetersiz Bakiye’ yazısı… Biz ne ara bu kadar harcadık, ne ara bu hale geldik?”
  2. “Anneme ‘Dışarı çıkıyorum’ dedim, ‘Üstüne bir şey al’ dedi. Hava 35 derece anne diyorum, ‘Olsun akşam serin olur’ diyor. Anneler ve o bitmek bilmeyen ‘akşam serinliği’ korkusu…”
  3. “Sabah alarmı 07:00’ye kurup, 07:45’e kadar 5 dakikalık aralarla ertelemek… Bu bir yaşam biçimi değil, bu bir hayatta kalma mücadelesidir.”
  4. “Yapay zeka dünyayı ele geçirecek diyorlar; benimki hala ‘nasılsın’ yazacağıma ‘nasılın’ yazdığımda düzeltmiyor. Sakin olun beyler, daha vaktimiz var.”
  5. “Diyetin 2. gününde mutfaktaki bayat ekmeğe bakışım… Sanki dünyanın en lezzetli kruvasanıymış gibi süzüyorum seni hain ekmek.”

İlişkiler ve Sosyal Dramlar

  1. “Eski sevgilim ‘Sen daha iyilerine layıksın’ dedi. Haklıydı ama bunu onun söylemesi biraz şov gibi geldi. Evet layığım, teşekkürler.”
  2. “Flörtümle konuşurken ‘Ben pek kıskanç biri değilim’ dedim. 5 dakika sonra takip ettiği son 3 kişiyi ve beğendiği fotoğrafları Excel tablosuna döküyordum.”
  3. “WhatsApp’ta ‘Yazıyor…’ ibaresini 3 dakika boyunca izleyip sonunda sadece ‘Tamam’ gelmesi… Bu kalp bunu kaldırmaz.”
  4. “Düğün takısı töreninde çeyrek altın takarken gelinin kulağına ‘Bunu aslında biz takmıyoruz, borç olarak düşün’ diyen o akraba samimiyeti…”
  5. “İlk buluşmada ‘Ben genelde az yerim’ diyip masadaki her şeyi silip süpüren o özgüven… İşte aradığım dürüstlük tam olarak bu.”

Kurumsal Hayat ve ‘Office’ Kafası

  1. “Pazartesi sabahı toplantısında ‘Herkes burada mı?’ sorusuna içimden verdiğim cevap: Fiziken evet, ruhen hala pazar kahvaltısındayım.”
  2. “LinkedIn’de ‘Yeni görevime başlamış olmanın gururunu yaşıyorum’ postu atan arkadaşım… Kanka geçen hafta beraber şirkete sövüyorduk, ne ara vizyonun değişti?”
  3. “Mailin sonuna ‘Bilgilerinize arz ederim’ yazınca kendimi bir an genelkurmay başkanı gibi hissediyorum. Oysa sadece faturayı gönderdim.”
  4. “Zoom toplantısında kamerası kapalı olanların o gizemli dünyası… Kim bilir arkada hangi diziyi izliyor, hangi pijama takımıyla oturuyorsun?”
  5. “İstifa dilekçesini kafamda 40 kere yazdım ama uygulamaya gelince ‘Tabii efendim, hemen yapıyorum’ diyen o ezik tarafım…”

Ekonomi ve “İnce” Tespitler

  1. “Market poşetini 25 kuruşa alırken hissettiğim o tasarruf bilinci… Ama içeride 2 bin TL harcadım, orası ayrı.”
  2. “Kredi kartı ekstrem gelince ben: ‘Bu 150 liralık harcama ne ya?’ (Açıp bakınca dışarıda yediğim o tek bir simit olduğunu fark ederim).”
  3. “Kumbaraya her gün 10 TL atarak ev almayı hayal eden o çocuksu yanım… Matematik seni terk edeli çok oldu be güzelim.”
  4. “Spor salonuna üye olup 6 ay boyunca sadece 2 kere giden o azimli arkadaşım… Salonun en büyük sponsoru sensin, tebrikler.”
  5. “Hafta sonu planım: ‘Bütün gün yatıp dizi izleyeceğim.’ Gelen teklif: ‘Dışarı çıkalım mı?’ Cevabım: ‘Ay çok işim var ya, başka zamana artık.'”
Continue Reading

KOMİK

Plaza Dilinin Türkçe Karşılıkları

Published

on

Plaza dili, beyaz yakalı dünyasının kendi içinde geliştirdiği, İngilizce ve Türkçeyi bir blender’a atıp “püre” haline getiren o meşhur iletişim biçimi. Eğer bir plazada çalışıyorsanız veya yolu oradan geçen birini tanıyorsanız, bu kelimelerin aslında ne anlama geldiğini çok iyi biliyorsunuzdur.

PLAZA DİLİ

İşte The Geyik tadında, plaza Türkçesinin samimi ve “acı gerçek” sözlüğü:


1. Operasyonel Süreçler (İş Yıkma Sanatı)

Plaza TerimiTercümesi (Gerçekte Ne Diyor?)
Assign etmek“Bu işi senin üstüne yıktım, kaçışın yok.”
Set etmek“Ben bir şeyler ayarladım ama muhtemelen kimse gelmeyecek.”
Follow-up yapmak“Sana her saat başı ‘ne oldu o iş’ diye darlık yapacağım.”
Handover vermek“İstifa ediyorum/Tatile çıkıyorum, bütün bu pisliği sana bırakıyorum.”
Handle etmek“Bu sorunu bir şekilde çöz, sakın beni bulaştırma.”

2. Toplantı ve İletişim (Vakit Öldürme Teknikleri)

  • Touch-base olmak: “Bir araya gelip birbirimizin yüzüne boş boş bakalım, sanki bir şeyler konuşuyormuş gibi yapalım.”
  • Alignment sağlamak: “Hata yaparsak hep beraber yapalım ki suç tek bir kişiye kalmasın.”
  • Meeting set etmek: “Boş vaktin olduğunu gördüm, orayı da verimsiz bir sohbetle doldurmak istiyorum.”
  • Feedback vermek: “Yaptığın işi hiç beğenmedim ama bunu seni kırmadan, kurumsal bir kibarlıkla nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum.”
  • Sync olmak: “Aynı yalanı söyleyelim ki yöneticiler durumu fark etmesin.”

3. Zaman Yönetimi (Aciliyet Yanılsaması)

ASAP (As Soon As Possible): “Aslında dün bitmiş olması gerekiyordu ama ben sana şimdi söylüyorum. Hemen yap yoksa hepimiz yanarız!”

  • Deadline: “O tarihe kadar bitmeyeceğini ikimiz de biliyoruz ama bir hayalimiz var.”
  • Önceliklendirmek: “Elimde 50 tane iş var, hangisini daha az yapacağıma karar veriyorum.”
  • Quick win: “Hiçbir işe yaramayan ama üst yönetime ‘bakın bir şeyler başardık’ dedirtecek küçük, gereksiz başarı.”
  • Best practice: “Başkası yapmış, biz de kopyalayıp kendimiz yapmış gibi davranalım.”

4. Kişisel Gelişim ve Motivasyon (Maaşlı Kölelik Güzellemeleri)

  • Comfort zone’dan çıkmak: “Sana normalde yapman gerekenden çok daha zor ve saçma bir iş vereceğim, sakın itiraz etme.”
  • Proaktif olmak: “Sana söylenmeden başkalarının işini de üstlen ki daha çok yorul.”
  • Focuslanmak: “Gözümü ekrana dikeceğim ama aslında sadece akşam olsa da gitsek diye düşüneceğim.”
  • Think out of the box: “Mantıklı olan her şeyi bir kenara bırakalım ve gerçekleşmesi imkansız saçma sapan fikirler üretelim.”

Örnek Plaza Diyaloğu

Plaza Versiyonu:

“Selamlar, dün assign ettiğim task için proaktif bir yaklaşım bekliyorum. Deadline çok tight olduğu için ASAP bir alignment sağlayıp süreci handle edelim. Bu konuda seninle touch-base olmayı planlıyorum.”

Türkçe Meali:

“Kardeşim dün senin üstüne yıktığım o işi sakın unutma. Zaman daralıyor, hemen hallet de başımız ağrımasın. Bir ara yanına uğrayacağım, sakın kaçma.”

Continue Reading

KOMİK

Aldığı Elbise Tarafından Rezil Edilen 15 İnsan

Published

on

Elbise seçimi yaparken fiyatına, kalitesine ve desenine defalarca baktınız ama bunlar her zaman yeterli olmayabilir. Bazı elbiselerde gizli mesajlar var ve bu mesajlar bazen sizi rezil edebilir.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2014 - 2026 TheGeyik.com