SOSYAL MEDYA
Meğer Linkedin’de Profilleri Gizli Gezmek Basit Bir Ayarla Mümkünmüş
Meğer LinkedIn’de Profilleri Gizli Gezmek Basit Bir Ayarla Mümkünmüş
LinkedIn, iş dünyasında kariyer fırsatları bulmak, profesyonel bağlantılar kurmak ve sektördeki gelişmeleri takip etmek için en popüler platformlardan biri. Ancak, birçok kişi LinkedIn’de kimlerin profillerini incelediğini fark etmekten çekinir. Profil görüntülemeleri, bazen yalnızca bir bağlantı kurma amacıyla değil, daha kişisel ve gizli nedenlerle de yapılabiliyor. Peki ya bu gezintilerin gizli kalmasını isteseydiniz? İşte LinkedIn’de profil gezintinizi gizlemenin oldukça basit bir yolu var!

1. LinkedIn’in Profil Görüntüleme Politikası
LinkedIn, diğer sosyal medya platformlarının aksine, kullanıcılarının kimlerin profillerini incelediğini gösteren bir özellik sunuyor. Bu özellik, iş dünyasında profesyonel ağların gelişmesini desteklese de, bazen kullanıcılar bu özelliğin şeffaf olmasından rahatsız olabilirler. Örneğin, bir iş görüşmesi öncesinde rakip bir şirketteki yöneticiyi incelediğinizde, o kişinin sizin profilinizi görmesini istemeyebilirsiniz. Ya da eski bir iş arkadaşınızı iş yerinizdeki gizli iş arayışlarınızla ilgili incelediğinizde, bu durum biraz garip olabilir.
2. LinkedIn Gizli Gezinme Özelliği: Profilinizi Görünür Kılmadan İnceleme
LinkedIn, kullanıcılarının gizliliğini ciddiye alarak bazı özelleştirme seçenekleri sunuyor. Eğer başkalarının profilinizi görmesini istemiyorsanız, bu durumu çok basit bir şekilde ayarlayabilirsiniz. LinkedIn, kullanıcılarına profillerini anonim şekilde görüntülemeleri için bir seçenek sunuyor. Yani, diğer kullanıcılara kimlerin profillerini incelediğini gösteren listede adınız ve profil resminiz yer almaz.
3. Gizli Gezinme Ayarını Nasıl Yapabilirsiniz?
LinkedIn’de anonim olarak gezinti yapmak oldukça kolay ve işte adım adım nasıl yapabileceğiniz:
- Adım 1: LinkedIn hesabınıza giriş yapın.
- Adım 2: Sağ üst köşede yer alan profil simgesine tıklayın.
- Adım 3: Açılan menüden “Ayarlar ve Gizlilik” seçeneğini seçin.
- Adım 4: Burada, “Gizlilik” sekmesine gidin.
- Adım 5: Gizlilik sekmesinin altında “Profil Görüntüleme Seçenekleri” seçeneğine tıklayın.
- Adım 6: Burada, profilinizin nasıl görüneceğini belirleyebilirsiniz. “Kimseye profilinizi gösterme” yerine “Gizli Profil Görüntüleyici” seçeneğini işaretlerseniz, kimse sizin profilinizi incelemelerinizi görmeyecektir.
Bu şekilde, LinkedIn’deki tüm profilleri anonim olarak gezebilirsiniz. Fakat unutmayın ki, anonim profil görüntüleme özelliğini kullanırsanız, başkalarına da aynı şekilde görünmez olursunuz. Yani, sizin profilinizi kimse görmezken, siz de kimseyi göremezsiniz. Eğer birinin profilini görmek isterseniz, o kişinin adını ve resmini görmediğiniz için etkileşimde bulunmanın bir yolu yoktur.
4. Anonim Gezinmenin Artıları ve Eksileri
Artıları:
- Gizliliğiniz Korunur: Özellikle profesyonel bir kariyer yapıyorsanız ve kimlerin profilinizi incelediği konusunda endişeleniyorsanız, anonim gezinme seçeneği gizliliğinizi korur.
- Gizli Araştırma: Rakiplerinizi, iş başvurusu yaptığınız şirketleri veya eski iş arkadaşlarınızı incelerken kimseye fark ettirmeden bu bilgileri elde edebilirsiniz.
- Daha Fazla Güvenlik: Özellikle iş arayanlar için anonim gezinti, başkalarının sizin kimleri incelediğinizi bilmesini istemediğinizde ideal bir çözüm olabilir.
Eksileri:
- Etkileşim Azalır: LinkedIn’in asli amacının sosyal etkileşim olduğunu göz önünde bulundurursak, anonim gezinme profillerinizi gizlemenize rağmen, kimseyle iletişim kurmamanıza da neden olabilir. Çünkü, başkaları profilinizi incelediğinde geri dönüş yaparak sizi daha fazla keşfedebilir.
- Bağlantı Kurma Zorlukları: Bir kişiyi anonim olarak incelediğinizde, o kişiyi LinkedIn’de bağlantıya eklemek biraz daha zor hale gelebilir. Çünkü gizli bir profil görüntüleyicisi olduğunuz için, bu kişi sizi fark etmeyebilir.
5. LinkedIn’de Gizli Gezinme Kullanmanın Profesyonel Yararları
LinkedIn, profesyonel bir ağ kurma platformu olduğu için kullanıcıların gizliliğine büyük önem verir. Ancak, bazen profesyonel sebeplerle kimsenin fark etmesini istemediğiniz durumlar olabilir. Bu gibi durumlar için gizli gezinti seçeneği oldukça kullanışlıdır. Örneğin:
- Rekabet Analizi: Sektördeki rakiplerinizi incelediğinizde, onların LinkedIn profilinizden haberi olmayacaktır. Böylece, sektördeki gelişmeleri takip ederken gizliliğinizi koruyabilirsiniz.
- İş Başvurusu Süreçleri: Bir iş görüşmesi öncesi ya da başvurduğunuz bir pozisyon ile ilgili araştırmalar yaparken, ilgilendiğiniz şirketlerin yetkililerinin sizin profilinizi incelediğini görmelerini istemeyebilirsiniz. Bu durumda anonim gezinti, sizi bu tür rahatsızlıklardan korur.
- Eski Çalışma Arkadaşları ve İlişkiler: Eğer eski bir iş arkadaşınızı ya da yöneticinizi gözlemliyorsanız, gizli gezinti özelliği onların sizi fark etmelerini engeller ve bu da kişisel yaşamınızı profesyonel alanda karıştırmamaya yardımcı olur.
6. Sonuç: Gizlilik mi, Etkileşim mi?
LinkedIn’de profil gezintinizi gizlemek, gizliliği tercih eden profesyoneller için harika bir özellik olabilir. Ancak, sosyal medya platformlarında etkileşim kurmak ve bağlantılar kurmak esas amaçlardan biri olduğu için anonim gezinmenin avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Sonuç olarak, gizliliğinizi korumak isteyenler için bu basit ayar, LinkedIn deneyimini daha güvenli ve kontrollü hale getirebilir. Ancak, profilinizi anonim olarak incelediğinizde, diğer kullanıcılarla etkileşime girme olasılığınızın da sınırlı olacağı unutulmamalıdır.
LinkedIn’de nasıl gezindiğiniz, profesyonel ağınızı oluştururken önemli bir strateji olabilir. Kimliğinizi gizlemek ya da başkalarına görünmeden gezinti yapmak, tamamen sizin kişisel tercihinize bağlıdır. Bu basit ayar ile LinkedIn deneyiminizi daha rahat ve kontrollü bir şekilde yönetebilirsiniz.
SOSYAL MEDYA
TikTok’un Yeni Gelir Kapısı: “NPC Yayını” Yapanların Gizemli Dünyası
İnternet ortamları geliştikçe, “Artık daha fazla ne kadar şaşırabiliriz ki?” diyoruz ve insanlık her seferinde çıtayı bir tık daha yukarı (ya da aşağı) taşımayı başarıyor. Dijital dünyanın son dönemdeki en tuhaf, izlerken insanı hem büyüleyen hem de derin bir “cringe” duygusuyla baş başa bırakan yeni çılgınlığı: NPC Yayınları.

Eğer gecenin bir yarısı TikTok’ta gezinirken karşınıza; gözlerini kırpmadan ekrana bakan, bir robot gibi kafasını sallayan ve birisi hediye gönderdiğinde aniden “Dondurma çok güzelmiş, mmm!”, “Gül için teşekkürler, şak şak şak!” diye mekanik hareketler yapan yetişkin insanlar çıktıysa, tebrikler! Dijital çağın yeni darphanesine adım atmışsınız demektir.
Nedir Bu NPC? (Ve Neden Robot Gibi Davranıyorlar?)
Oyun dünyasına aşina olanlar bilir; NPC (Non-Player Character), oyunlarda ana karakter olmayan, yazılımcının yüklediği sabit komutlar dışında hiçbir şey yapamayan, kendi iradesi olmayan bilgisayar kontrollü karakterlerdir. GTA’da sokakta düz yürüyen ve çarptığınızda hep aynı küfrü eden dayı bir NPC’dir.
İşte TikTok yayıncıları da tam olarak bunu yapıyor. Canlı yayını açıyorlar ve ekranda boş boş bekliyorlar. Ta ki siz canlı yayında bir hediye (gül, dondurma, şapka, jeton) fırlatana kadar. Gönderdiğiniz her hediyenin yayıncıda sabit, mekanik bir hareketi ve repliği tetiklediği bu simülasyon, saatlerce bıkmadan usanmadan devam ediyor.
“Kafama dondurma fırlat, sana teşekkür edeyim” ekonomisi. İzleyici jeton fırlatıyor, yayıncı robotik bir sesle “Mmm, dondurma!” diyor. İzleyici bir daha fırlatıyor, yayıncı yine “Mmm, dondurma!” diyor. Bu döngü sabaha kadar sürüyor ve işin garibi, bunu yüz binlerce insan naklen izliyor.
“Uncanny Valley” ve Güç Arzusu: İnsanlar Bunu Neden İzliyor?
Dışarıdan bakıldığında akıl tutulması gibi görünen bu akımın arkasında aslında çok temel iki psikolojik unsur yatıyor.
- Uncanny Valley (Tekinsiz Vadi) Etkisi: İnsanlar, insana çok benzeyen ama tam olarak insan gibi davranmayan robotik hareketlere karşı hem bir korku hem de önlenemez bir merak duyarlar. NPC yayıncıları da bu biyolojik merakı sömürüyor.
- “Kontrol Bende” Hissi (Power Play): İzleyici, evinde koltuğuna uzanmışken ekrandaki kanlı canlı bir insanı sadece 1 liralık bir hediye göndererek kontrol edebildiğini fark ediyor. “Ben düğmeye basıyorum, o da bu hareketi yapıyor” hissi, dijital dünyanın yeni bir güç tatmini yöntemi haline geldi.
Utanç Verici Ama Gecede Binlerce Dolar Kazandırıyor!
Gelelim işin en can alıcı kısmına: Para. Sosyal medyada “Bu kadar da rezil olunmaz” dediğimiz bu trend, şu an içerik üreticileri için adeta bir altın madeni. Küresel çapta bu akımın öncülerinden olan yayıncıların, sadece birkaç saatlik “Mmm, dondurma!” ve “Gül için sağ ol!” seanslarından gecelik 2.000 ila 5.000 dolar arasında para kazandığı biliniyor.
Hatta iş o kadar ciddileşti ki, artık bu yayıncılar daha pürüzsüz ve mekanik görünmek için stüdyolar kuruyor, özel halka ışıklar (ring light) alıyor ve ses yalıtımlı odalarda sabaha kadar robot taklidi yapıyorlar.
Kapitalizm İnsanı Robotlaştırır Diyenler Haklı Çıktı
Eskiden bilim kurgu filmlerinde “Yapay zeka o kadar gelişecek ki insanların işini elinden alacak, robotlar insanların yerine geçecek” diye korkardık. Geldiğimiz noktada ise durum tam tersi oldu: İnsanlar, yapay zekadan para koparabilmek için robot taklidi yapmaya başladı.
Gelecekte siberpunk bir dünyada uçan arabalar beklerken, TikTok’ta “Gül gönder, omzumu düşüreyim” diyen bir nesille baş başa kaldık. Bakalım dijital yaratıcılığın (!) bir sonraki durağı neresi olacak?
SOSYAL MEDYA
Sosyal Medyanın Yaygınlaşmasıyla Günlük Hayatımıza Yerleşen 17 Kelime
Sosyal medyanın yaygınlaşması ile hayatımızdaki kelimeler de değişti. En basitinden en karmaşığına her dilden farklı farklı kelime konuşma dilimize girdi. Hatta bazılarının başka dillerde de karşılığı yok tamamen yeni kelimeler.

1. Selfie (Özçekim): Eskiden “beni bir çeker misin?” vardı, şimdi kolumuzu uzatıp en güzel açıyı bulma sanatı var. TDK “özçekim” dese de biz onu selfie olarak bağrımıza bastık.
2. Caps: İnternet mizahının yapı taşı. Bir fotoğrafın altına kırmızı şerit çekip beyaz Arial fontla yazılan o espriler olmadan sosyal medya düşünülemezdi.
3. Stalklamak (Stalk): Eski sevgiliyi, yeni tanışılan birini veya patronu gizli gizli takip etme sanatı. “Yanlışlıkla like atma” korkusunun en yoğun yaşandığı anların baş aktörü.
4. Trollemek (Troll): Ciddi bir tartışmanın ortasına absürt bir yorum bırakıp kaos yaratmak. Artık günlük hayatta da “beni mi trollüyorsun?” şeklinde sıkça kullanıyoruz.
5. DM (Direct Message): “DM’den yürümek” veya “DM atıyorum bak” kalıplarıyla hayatımızın tam ortasına düştü. Özel mesajlaşmanın en havalı kısaltması.
6. Hashtag (#): Eskiden sadece telefon tuşlarında gördüğümüz kare işareti, şimdi gündem belirleyen, kampanyalar başlatan ve fotoğraflarımızı kategorize eden bir güce dönüştü.
7. Like’lamak (Beğenmek): Sadece sanal dünyada değil, gerçek hayatta da “buna kocaman bir like” diyerek onayımızı gösterdiğimiz o sihirli kelime.
8. RT’lemek (Retweet): Başkasının sözüne sonuna kadar katıldığımızı, onu kendi kitlemize de duyurmak istediğimizi gösteren eylem.
9. Check-in Yapmak (Yer Bildirimi): Gittiğimiz kafeyi, izlediğimiz filmi, hatta havaalanında “hissediyor: heyecanlı” durumunu cümle aleme duyurma ritüeli. Foursquare günlerinden yadigâr.
10. Menşınlamak (Mention): Bir muhabbetin içine birini dahil etmek. “Beni neden menşınlamadın?” sitemlerinin doğuş sebebi.
11. Story (Hikaye): Snapchat ile başlayıp Instagram ile zirveye çıkan, 24 saat sonra kaybolduğu için her anımızı rahatça paylaştığımız o dikey dünyalar.
12. Unfollow (Takipten Çıkmak): Sanal dünyanın en net tepkisi. Gerçek hayatta küsmek neyse, sosyal medyada unfollow etmek de odur.
13. Fenomen (Influencer): Eskiden doğa olayları için kullanılan bu kelime, artık binlerce takipçisi olan ve bize ne giyip ne yiyeceğimizi söyleyen internet ünlüleri için kullanılıyor.
14. Timeline (Zaman Tüneli / Akış): Hayatımızın, başkalarının hayatlarıyla iç içe geçtiği o sonsuz kaydırma ekranı. “Timeline’ım bugün çok sıkıcı” en büyük dertlerimizden.
15. Post (Gönderi): Eskiden posta kutusuna atılan zarftı, şimdi Instagram’a akşam 8’de atılan fotoğraf oldu.
16. Görüldü Atmak (Mavi Tik): Modern çağın en büyük ilişki testlerinden biri. Mesajın okunup cevap verilmemesinin yarattığı o derin boşluk hissi.
17. Spoiler: Dizi veya film keyfimizin en büyük düşmanı. İzlemediğimiz bir yapımın sonunu öğrenmekten kaçarken hayatımıza giren o uyarı kelimesi.
SOSYAL MEDYA
Facebook’ta Reklam Verirken Dikkat Edilmesi Gereken 5 İlke
Facebook hesabımız kapandı, Meta reklam hesabımızı kapattı diye problemlerden uzak olmak için şu ilkeleri bilmende fayda var.

Sıkça ihlal edilen bu reklam ilkelerine uyarak mümkün olduğunca çok yeni müşteriye erişmeye başlayın ve kampanya gecikmelerinden kaçının. Bu 5 reklam ilkesine uyarak reklamlarınızın sorunsuz şekilde yayınlanmaya devam etmesini sağlayın:
| Bir reklam reddine itiraz etmek sadece 10 saniye sürer |
FACEBOOK REKLAM REDDETTİYSE NASIL İTİRAZ EDERSİNİZ, HEMEN SÖYLEYELİM BU LİNKE TIKLAYARAK.
-
MÜZİK1 yıl ago
Instagram Reels’te En Çok Kullanılan 20 Şarkı
-
POPÜLER GEYİKLER1 yıl agoKanada’ya Yerleşen İzmirli’nin Günlüğü
-
KÜLTÜR4 ay ago
Doğru Bildiğimiz Ama Tamamen Yanlış Olan 15 Bilimsel Yanılgı
-
İLİŞKİ REHBERİ4 ay ago
Bir İlişkide ‘Red Flag’ Olan 12 İnce Detay
-
GİRİŞİMCİLİK4 ay ago
Girişimciliğin Kalbi İTÜ Girişimcilik Etkinliği Future Days ’26 ile Atıyor
-
DİZİ - FİLM4 ay ago
Beyin Yakan 10 Kült Film
-
DİZİ - FİLM4 ay ago
Hangi Popüler Dizi Karakteri Senin Gizli İkizin?
-
SEYAHAT4 ay ago
Tatilinizi Ucuza Getirecek En İyi Mil Kartları
