GİRİŞİMCİLİK

Sizi Hayat Kurtarmaya Davet Eden Sosyal Girişim: Belki De Sensin

Sosyal medyada denk geldiğinizde biraz hüzünlendikten sonra aşağıdaki fotoğraflara ilerlemeye devam ettiğiniz bazı kareler var. Bu karelerde iyi ki siz yoksunuz ama Belki De Sensin isimli bu sosyal girişimin vurguladığı gibi hepimizin her hastalığa yakalanma ihtimali var.

Sürekli ölümlerden şikayet ederken zahmetsizce hayat kurtaracağınızı biliyor musunuz? Belki De Sensin’in amacı aslında oldukça basit: Hayat kurtarmak için donör olmanızı istiyor.

belkidesensinekip

Aykut Kadir Kurt ve eşi Dilara Hanım da bu sosyal girişimi kurduktan 2 sene sonra bu hastalıkla mücadele etmeye başlamışlar. Sıradaki gerçekten Belki de Sensin

belkidesensin

Burada yapacağınız iyiliğin önemini anlamak için Dilara Hanım’ın sözlerine kulak verelim:
Bizim arkadaşın karısı
Yeşim’in kızı var ya
Halil Abinin kızı
Bizim arkadaşın kardeşi
Bir arkadaşımın arkadaşı
Komşu Sevilin gelini
Rukiye Teyzenin torunu
Lenf kanseri olmuş hem de hamile…
Çünkü asla bu hikayedeki kız sen olamazsın. Kanser hep birinin bir tanıdığının başına gelir. Arkadaşının annesi ve yahut annenin bir arkadaşıdır kanser olan. Öyle 27 yaşında doğumuna bir buçuk ay kala mümkün değildir. Hem de kocan o sırada kök hücre bağışçılığında farkındalık yaratmak için İzmir’e koşmayı planlıyorken. Sen ona doğumdan sonra yap beraber koşalım diye diretirken, o sana “bu iş beklemez sadece bizim çocuğumuz yok küçücük çocuklar ilik nakli bekliyor” diyerek alttan alta seni bencillikle suçlarken, 2 yıldır belki de sensin diye başlattığımız donörlük kampanyasıyla kendi başımıza geleceğini hiç düşünmeden uğraşırken kanser olmuş olmam olacak şey değildir. Olsa da bundan çok güzel film olur hikaye olur  duyanlar tarafından anında  kabullenilecek ” vah tüh ” denilecek bol dualı Allah şifa versinli gözyaşlı sohbetlerin gündemi olacak bir hikaye…

Yarısından çoğu hastanede tedavi altında geçen bir 8 ayım bir de 8 aylık oğlum var. İlk üç ay bazen onu çok özlediğim için çok ağladığım. Ağrıdan acıdan özleyemediğim zamanlar da oldu. O zaman daha çok ağladım. Sonra alıştım bu ilişki biçimine. Zaten alışmak çok kolay bir şeymiş. Kanser; kafana vurarak öğretmeyi seven bir öğretmen.
Bir de kanser olunca etrafında bir koro oluşuyor bazı ezber cümleleri söylemek için toplanmış. Hepsi iyi niyetli sağ olsunlar tabi de;
“Sen çok güçlü bir kadınsın,
Kanserle savaşıyorsun,
Sen kazanacaksın,
Güçlü ol hayata tutun”
Bunların hiçbiri ben değilim. Bunlar ve benzerleri ben kanser olduğumdan beri bana söylenenler. Bana kalırsa kimse yukarıdaki cümlelerde bahsedilen kişi olamaz. Hayata falan tutunmadım, güçlü de olmadım. Sadece Aykut elimden tuttu annem evladımı kucağında tuttu yanımdayken gözyaşlarını tuttu. Onun dışında beni seven herkes bir şeylerin ucundan tuttu. Bir tek ben bir şeylerin ucundan tutmadım ve bir yere tutunmadım. Öylece bıraktım kendimi doktorlara edilen dualara Aykut’un kollarına. Ben bir şey yapmadım her şey benim başıma geldi. Doktorlar bünyemin yaşıtlarımdan da çok güçlü olduğunu bu ağır tedaviyi çok iyi kaldırdığımı söylediler. Bizimkiler gururlandı benimle. Ama bünyem öyleydi 5 yılda bir grip olan bir insandım ben. Uzun süre anne sütü emmişim ondan herhalde.
“Anne sütü”
Benim de mememin içinde vardı ama kemoterapi yüzünden zehirli olduğu için doğum yaptığım ilk gün kestiler sütümü ya da oğlumun sütünü… Biz de çocuğun adını Demir koyduk adıyla müsemma olursa sağlam olur diye.
Hayatım boyunca etken olmayı seçen ben, etkilenen edilgen olan oldum. Teslim oldum ve huzur buldum. Belki de geçmişte fazla müdahil olmaktan kanser olmuştum. Teslim olmak iyi bir şeymiş Allah’a sevdiklerimize, hayata karşı…

Evet, hala iyileşemedim kök hücre nakli olmam gerekiyor ve Türkiye’de bana uygun donör henüz yok. Yurtdışı taraması yapılıyor. Doktorumun alternatif planları da mevcut tedavim sürüyor. Biz iki buçuk yıl önce Belki de Sensin projesini başlattığımızda donör sayısı 30 bindi. Şimdi 180 bin olmuş. Seksen milyonda sadece 180 bin. Eğer bir buçuk milyon olsa sorun çözülecek. Kızılay gönüllü verici merkezlerine gidip basit bir kan verme işlemi için birileri öylesine evlerinde  bekliyor, başka birilerinin hastanelerde ölüm beklediğini bilmeyerek veya umursamayarak. Donör olup eşleşip vazgeçenler var. İnsan olarak yaşamaya devam ettiklerini sanıyorlar. Ben koca kadın bu hastalığa zor dayanıyorum “minicik çocuklar ne yapıyor” diyorum.

Bu hastalık senin ya da bir sevdiğinin de başına gelebilir veya birinin hayatını kurtarabilirsin. Evet evet süper kahraman gibi hayat kurtarabilirsin. Bu işin ne tarafından bakarsan bak Belki de Sensin!
M. Dilara Kurt

BEN NE YAPABİLİRİM DİYENLER İÇİN DE BİR SAYFA HAZIRLAMIŞLAR TIKLAYINIZ

Peki DONÖR olmak için aranan şartlar nedir?

kahraman

Sadece 2 şart var. – 18/50 yaş aralığında olmak. – Kronik bir rahatsızlığa sahip olmamak

Bu sizin hayat sigortanız, sevdiklerinizi gerçekten umursuyorsanız herkesi donör olmaya yönlendirmelisiniz. Bunu öğrendikten sonra ertelememek gerekiyor. Siz haftaya da yapsam olur diyebilirsiniz ama çocukların haftaya da yaşasam olur deme şansları yok.

Daha fazla detaylı bilgi ve bu güzel insanlara yardım etmek için sitelerine bakmanızı rica ediyoruz: Belki de Sensin

 

Click to comment
YORUMLAR
To Top