HAYVANLAR

Hayvanlar Hakkında Doğru Olduğunu Düşündüğümüz 8 Söylenti

İnsan evladının ortaya çıktığı tarihten bu yana, ev arkadaşlarımız köpeklerden batının efsanevi deniz canavarlarına kadar, türümüz dışındaki diğer dostlarımızı anlamaya çalışmışız.

Bilgiye yönelik bu arayışımız belki batıl inançlarımız, belki mübalağalar hatta belki de basit bir yanlış anlamadan kaynaklı olarak bazen yanlış çıkarımlarda bulunmamıza sebep olabiliyor. Hayvanlar hakkında doğru olduğunu sandığımız sekiz inanış ise şöyle:

1. Ayılar kış uykusuna yatar

Etrafınızdaki herhangi birine “kış uykusu” tamlamasını duyduğu an aklına hangi hayvanın geldiğini bir sorun! Cevabı muhtemelen boz ayı ya da kara ayı olacaktır. Bembeyaz karların her yanı örttüğü bir kış gününde, besili bir boz ayının ormanın derinliklerindeki mağarasında uyukladığını gösteren görüntüler bizler için oldukça klasikleşmiştir artık. Öyle ki uyuyan ayıların kış boyunca uyanmasının neredeyse imkânsız olduğu düşünülmektedir. Gerçek kış uykusu ise bir hayvanın etrafındaki ortama uyum sağlamak için vücut sıcaklığını büyük oranda düşürdüğü vakit meydana gelerek, hayvanın kış mevsimi boyunca uyumasıyla gerçekleşir.
1Ayi-Kis-Uykusu
Fakat ayılarda, uyuşukluğun eşlik ettiği ve vücut sıcaklığında kısa süreli düşmeye bağlı hareketsizlik görülür. Kalp atış hızı düşer fakat bu, gerçekten kış uykusuna yatan hayvanlardaki kadar değildir. Her zamankinden daha hareketsiz olsalar da bu evredeki ayıların dış uyaranlara tepki verdiği görülür.

2. Japon balıklarının hafızası üç saniyeliktir

Davranışsal çalışmalar genel inanışın tersine; japon balıklarının sesler ile öğün zamanları arasında bağ kurduklarını, küçük yüzgeçlerini hareket ettirdiklerini ve hatta insanların varlıklarını hissettiklerini göstermektedir. Bu davranışları sergilemek üç saniyeden daha uzun zaman alır.
2Japon-Baligi

3. Eşek arıları: Onlara bulaşmazsanız onlar da size bulaşmaz

Tüylü yaban arıları için genel geçer bir kaide olsa da, sarıca arı benzeri eşek arılarının da sebepsiz yere soktukları bilinmektedir. Yuvalarına yaklaşmak, mevsimsel dönemler ve daha önce yaşadıkları bir talihsizlik eşek arılarının saldırganlaşmasına sebep olabilir.
Esek-Arisi

4. Boğaların kırmızıya tahammülü yoktur

İspanyol boğa güreşleri, boğaların kırmızı renge tahammül edemedikleri gibi bir inancın yayılmasına sebep olmuştur. Aslında boğayı harekete geçiren şey, matadorun elinde tuttuğu kırmızı örtüyü hızla hareket ettirmesidir. Çalışmalar, boğaların diğer birçok hayvan gibi renk körü olduğunu ve farklı renkleri ayırt edemediklerini göstermektedir.
boga

5. Saç bitleri temiz ya da kirli saç arasında tercih yapar

Geçmişte, saç bitlerinin (Pediculus humanus capitis) özellikle yağlı ve kirli saçlar üzerinde üredikleri düşünülmekteydi. Fakat sonraları, bu parazit haşerelerin özellikle temiz saçı seçtikleri çünkü bu şekilde daha rahat hareket ettikleri düşünülmüştür. Oysa bu varsayımların her ikisi de doğru değildir. Bitler, ne zaman yıkandığına bakmaksızın kafanıza yerleşiveren hayvanlardır.
Pediculus humanus capitis

6. Yavru kuşa dokunmak annesinin onu terk etmesine sebep olur

kuş güzel foto

Kuşların insan kokusunu aldığına inanıldığı için yavru kuşa dokunulduğu zaman annesinin onu terk edeceği düşünülmektedir. Oysaki birçok kuşun koku alma hissi oldukça azdır ve bu sebeple yavrularını terk etmesi de olası değildir. Fakat bu tabii ki bulduğunuz her yavru kuşu elimize alacağımız anlamına gelmemelidir. Bu aciz bebeklerin anneleri genellikle yakın bir yerde onları gözetler. İnsanların yuvanın yakınında yarattığı rahatsızlıklar, annede küçük yavrularına dokunulmasından daha fazla huzursuzluk yaratır.

7. Yarasalar kördür

Yarasaların hâlâ kör hayvanlar olduğunu düşünüyoruz. Bazılarının görme kabiliyeti çok düşük olsa da tam olarak kör sayılmazlar. Hatta birçok yarasa insanlar gibi görebilmektedir.
terk edilen yarasalar

8. Develer hörgüçlerinde su depolarlar

Develerin hörgüçleri su değil yağ depolar. Tıpkı insanlardaki yağ dokusu gibi. Bu yağ deposu, develerin çöl sıcağında yemek yemeden günlerce hayatta kalmalarını sağlar.
deve

Kaynak: Sierra Club
Bu yazı ilk olarak aynı isimle Gaia Dergi‘de yayınlanmıştır.

burger_970x250
Click to comment

Yorum yap

To Top